'Üretim zincirinin kimyası bozuluyor'


KSİAD Üyesi ve TÜMSİAD Gıda Sektörü Komite Başkanı M. Sabri Dağ, küresel sermayenin ülke genelindeki süpermarketler zincirlerine yaptığı yatırımın, yerli üretim zincirinin kimyasını bozduğunu belirterek, “Artık yerli üreticinin bir tekel gibi hareket etme boyutu ortaya çıkan bu marketlerin raflarına girme şansı kalmadı. Bu bağlamda, yöresel marketlerin üretim ve pazarlama zincirindeki stratejik konumu daha da önem kazandı” diye konuştu. Marketçilik sektörüne 1990 yıllarında başladıklarını belirten Grup Furkan Hipermarketleri Yönetim Kurulu Başkanı M. Sabri Dağ, “ O günkü projeksiyon ile bugünkü arasında çok büyük farklar var. O günlerde marketler çok yaygın değildi, kar marjları çok yüksekti, denetimsiz giriş çıkışlar sebebiyle bu marjlar daha yükselebiliyordu. Hepsinden önemlisi enflasyon vardı. Zaman içinde market sektörü sıcak paranın döndüğü bir sektör olarak algılanmaya başlandı. Farklı sektörlerde para biriktirenler daha kolay para kazanma hırsıyla, market sektörüne giriş yaptılar. Fakat, 2000 yılından sonra özellikle enflasyonun belli bir seviyeye çekilmesiyle kar marjları düştü, sektör tökezledi, sıcak para hevesiyle bu işe soyunanların hepsi tepetaklak oldu” dedi.

Sektörde bu süreçte kurumsal kimliğe dönüşüm yaşandığını ve darboğaza giren sektöre yabancıların giriş yaptığına dikkat çeken Dağ, “Küresel bir ekonomik savaş yaşanıyor. Dünya artık global bir köy haline geldi. Para sahibi olanlar, dünyanın neresinde yatırım yapacaklarını çok iyi hesaplayarak farklı sektörlere giriş yapıyorlar. Dolayısıyla bizim sektörümüzde de yaşanan darboğaz dolayısıyla sıcak para, büyük süpermarketler zincirlerini satın aldı. Bunun anlamı çok açık, artık ürettiğimiz tüm değerleri dışarıya transfer ediyoruz. Yanısıra yerli sermaye açısından da çok büyük riskler ortaya çıkıyor. Çünkü, yerli üreticinin bu tür süpermarketler zincirlerindeki raflara girebilmesi için öncelikle onların şartlarıyla masaya oturması gerekiyor. Bu da satışta tekelleşmeyi ortaya çıkarıyor. Bu noktada, devletin vergi muafiyeti uyguladığı bu tür büyük satışlar, geleceğimiz açısından çok önemli riskler oluşturuyor. Bu bağlamda, yöresel hipermarketlerin yerli sermayenin üretim zincirini aksatmaması açısından çok önemli işlevleri var. Bizim gibi hipermarketler, hem yöresel dengesizliklikleri ortadan kaldırıyor, hem de küresel dengeleri yerine koyuyor. Çünkü, yerli sermayenin bizden başka bulacağı raf kalmadı. Bu noktada, yerli üreticiye devletin de kolaylık sağlaması gerekiyor. Sırtımızda gereksiz bir sürü vergi var. İstihdam maliyetleri ile boğuşuyoruz. En önemlisi de market sektörü gecesi gündüzü, bayramı seyranı tatili olmayan çok zahmetli bir sektör. Hiç kimse bu sektörün kolay olduğunu düşünmesin” açıklamasını yaptı.

 Grup Furkan’ın, Beylikdüzü, Küçükçekmece Kanarya Mahallesi, Söğütlüçeşme’de olmak üzere toplam dört noktada şubesi bulunduğunu, bunun yanında bin 300 m2 kapalı alan, 2 bin m2 açık alan olmak üzere otomotiv bakım servisi işlettiklerini kaydeden Dağ, “Kaskolu, kaskosuz araçların bakım, tamirat ve her türlü yedek parça hizmetini gerçekleştiriyoruz. Bizim marketçilik sektörüne girmeden önce yaptığımız iş, asıl olarak buydu” diye konuştu. 18 yıldır marketçilik sektöründe özveriyle bu noktaya kadar geldiklerini belirten Dağ, “Bekleyerek, planlayarak ve önümüzü görerek yatırımlarımızı yaptık. Türkiye geleceği belirsiz, ekonomisi kırılgan bir ülke. Ama, bizim temel prenbibimiz, alınterinin ve hak edenin hakkının verilmesidir. Alınteri, bizim ülkemizde maalesef, çok çabuk çarçur edilebilmektedir. Biz, alınterinin, emeğin, çalışmanın karşılığının olduğu bir Türkiye profili istiyoruz” değerlendirmesini yaptı. (haber7)


furkan2.
furkan.