SANAYİCİLERİMİZ, TEŞVİKLERİ YETERİNCE BİLMİYOR
KSİAD Genel Merkezinde düzenlenen toplantıda İşkur İstanbul İl Müdürü Muammer Coşkun, sanayicilere İşkur’un istihdamın arttırılmasına yönelik teşvikleri hakkında bilgi verdi.
İŞKUR İSTANBU İL MÜDÜRÜ / Muammer ÇOŞKUN:
SANAYİCİLERİMİZ, TEŞVİKLERİ YETERİNCE BİLMİYOR
KSİAD Genel Merkezinde düzenlenen toplantıda İşkur İstanbul İl Müdürü Muammer Coşkun, sanayicilere İşkur’un istihdamın arttırılmasına yönelik teşvikleri hakkında bilgi verdi. Çoşkun; işletmelerin iş güçlerini nitelikli hale getirmek için düzenledikleri eğitim organizasyonlarının tüm masraflarının ve sayıları toplam çalışan oranının yüzde 5’ini geçmemesi kaydıyla stajyerlerin maaş ve primlerinin 6 ay boyunca İşkur tarafından karşılandığını belirtti
KSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Özen: “Ne iş olsa yaparım mantığı bitmiştir. Biz sanayiciler, ‘benim elimde sertifikam var, ben bu işi yapıyorum’ diyen kalifiye elemanlar istiyoruz.”
Küçükçekmece Kaymakamı Orhan Öztürk: “Bugün bir yandan sanayicilerimiz çalıştıracak nitelikli iş gücü bulamazken, diğer yandan insanlarımız da iş bulmakta zorlanmaktadır.”
İşkur İstanbul İl Müdürü Muammer Coşkun: “Eğer bir işletme benim falanca alanda nitelikli iş gücü elemanı ihtiyacım var. Bu alanda eğitim verilebilecek mekanım ve eğitmenim de var dediği zaman; biz o şirkete bütün imkanlarımızı sunarız. Ancak tek bir koşulumuz vardır. Şirket yetiştirilen elemanın yüzde 50’sini işe alma sözü vermelidir.”
İşkur İstanbul İl Müdürü Muammer Coşkun: “İş başvurusuna gelen yeni mezunları geri çevirmeyin. Onlara staj teklif edin. Biz stajyerlerin maaş ve sigortasını 6 ay süreyle ödüyoruz. Üstelik stajyeri işe almanızı da şart koşmuyoruz.
KSİAD’ın, üyelerine yönelik düzenlediği bilgilendirme toplantıları kapsamında Şubat ayında Küçükçekmece Kaymakamı Orhan Öztürk ve İŞKUR İstanbul İl Müdürü Muammer Coşkun’u ağırladı. KSİAD Genel Merkezi’nde 16 Şubat tarihinde gerçekleşen toplantıda açılış konuşmasını KSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Özen yaptı. İşsizliğin Türkiye’nin en önemli problemi olduğunu belirten Özen, ekonomik büyümenin tek başına istihdam sorununu çözmeyeceğini, nitelikli ara eleman yetiştirilmesinin de çok önemli olduğu tespitinde bulundu. Artık her alanda nitelikli iş gücüne ihtiyaç duyulduğunu belirten Özen, “Ne iş olsa yaparım mantığı bitmiştir. Biz sanayiciler, ‘benim elimde sertifikam var, ben bu işi yapıyorum’ diyen kalifiye elemanlar istiyoruz.” dedi. Yeni gelecek iş gücünün yanı sıra, istihdam edilen iş gücünün de eğitilmesi gerektiğinin altını çizen Özen, “İstihdam ettiğimiz personelimizi de gerekli eğitimlerden geçirerek sertifikalı hale getirmeliyiz.” dedi. Toplantının ana konusunun da istihdam ve personel eğitimi olacağını belirten KSİAD Başkanı Ekrem Özen, kısa konuşmasının ardından kürsüyü Küçükçekmece Kaymakamı Orhan Öztük’e bıraktı.
Orhan Öztürk: Eğitim sistemimizi yeniden yapılandırmalıyız
KSİAD’ı Küçükçekmece’nin TÜSİAD’ı olarak gördüğünü belirterek sözlerine başlayan Küçükçekmece Kaymakamı Orhan Öztürk, bu gibi toplantıların çok yararlı olacağına inandığını kaydetti. İşsizlik sorunun temelinde eğitim sistemimizin yattığı tespitinde bulunan Öztürk, devlete memur yetiştirme zihniyeti üzerine kurulmuş eğitim sisteminde köklü değişikliklere ihtiyaç olduğunu belirtti. Eğitim sorunun kısa zamanda çözülecek gibi durmadığını da kaydeden Öztürk; “Eğitim sistemimizin mesleki anlamda nitelikli insan yetiştirme oranı sadece yüzde 30’lardadır. Bu yapıyı sistemi by pass ederek, baştan yeni bir yapılandırmayla çözebiliriz. Bu anlamda İşkur’un mesleki eğitim programları da çok önemlidir. Bugün bir yandan sanayicilerimiz çalıştıracak nitelikli iş gücü bulamazken, diğer yandan insanlarımız da iş bulmakta zorlanmaktadır.” dedi.
Devletin istihdamı arttırmak için sunduğu oldukça önemli imkan ve teşvikler olduğunu, ancak sanayici, iş adamlarının bunlar hakkında yeterli bilgi sahibi olmadığını belirten Öztürk; sözlerini KSİAD ve önemli işler yapan İşkur’a Küçükçekmece adına teşekkür ederek bitirdi.
Muammer Çoşkun: En önemli amacımız nitelikli iş gücü yaratmak
Küçükçekmece Kaymakamı Orhan Öztük’ün ardından ise İşkur İstanbul İl Müdürü Muammer Coşkun, kürsüye gelerek çok önemli bilgiler aktardı. Konuşmasının başında İşkur’u sanayicilere kısaca tanıtan Çoşkun; “İşkur 1946 yılında İş ve İşçi bulma kurumu olarak kurulmuştur. Özellikle 2. Dünya Savaşı sonrası çok önemli işler başarmıştır. Bugün İstanbul’da 8 şubemizde 330 personel ile hizmet veriyoruz. İşveren ile işçi arasında aracılık yapmak ve istihdama katkı sağlamak temel görevimizdir. Sizlerin dikkatini çekecek en önemli görevlerimizden biri de iş gücüne nitelik kazandırmaktır. Meslek sahibi olmayan ya da meslekleri günümüzde geçerliliğini yitirmiş insanlarımız var. Onlara yönelik meslek eğitim programları uyguluyoruz. Bu arada engelli ve mahkumların eğitim ve rehabilitasyonu gibi konularda da hizmet vermekteyiz.” dedi.
Ülkemizde kentlerdeki işsizlik oranının yüzde 16, genç nüfus içinde ise bu oranın 25.6 olduğunu belirten Çoşkun; iş gücünün eğitim durumuna göre dağılımı hakkında da bilgi verdi. Tablonun iç açıcı olmadığını belirten Çoşkun; Türkiye’deki iş gücünün yüzde 59’unun lise altı eğitim almış insanlardan oluştuğunu, bu oranın içinde özellikle varoşlarda yaşayan ve okuma yazma dahi bilmeyen insanlarımızın da bulunduğu, üniversite mezunlarının iş gücü içindeki oranının ise yüzde 19 seviyesinde olduğunu kaydetti.
Şirketlerle yürütülen eğitim faaliyetleri
İşkur’un en önemli görevlerinden birinin nitelikli iş gücü yaratmak olduğunu belirten Muammer Çoşkun, sanayicilere ve istihdama yönelik eğitim teşviklerini ise şu sözlerle aktardı: “Şirketlerle beraber yürüttüğümüz en önemli faaliyetlerimizden biri de şirketlerle iş birliği içinde verdiğimiz eğitimler. Eğer bir işletme benim falanca alanda nitelikli iş gücü elemanı ihtiyacım var. Bu alanda eğitim verilebilecek mekanım ve eğitmenim de var dediği zaman; biz o şirkete bütün imkanlarımızı sunarız. Ancak tek bir koşulumuz vardır. Şirket yetiştirilen elemanın yüzde 50’sini işe alma sözü vermelidir. Şirketlerin bu yüzde 50 oranında elemanın seçiminde tamamenden özgürdürler. Biz eleman seçimine asla karışmayız. Eğitim süresince şirketlerin eğitim için görevlendirdiği eğitmenin ücreti, eğitim verilen yer kira ise kirasını ve bütün giderleri biz karşılıyoruz. Ayrıca eğitim süresince kursiyerlerin iş kazası, meslek hastalığı gibi tüm konulardaki sigortalarını ödüyor, tüm yasal sorumlulukları biz üstümüze alıyoruz. Kursiyerlere eğitim aldıkları süre boyunca 330 TL. aylık da veriyoruz.”
THY örneği
Bu hizmetin işletmeler için önemli bir fırsat olduğunu belirten Çoşkun, İşkur’un THY ile gerçekleştireceği eğitim projesine de örnek olarak gösterdi. Çoşkun; “THY ile 400 personellik uçak bakım teknisyeni eğitimi sözleşmesi imzalayacağız. Eğitimin toplam süresi 864 saat, bu eğitim sürecinde bizim giderimiz ise 2 milyon 128 bin TL. olacak. THY persenoleni daha önce kendi eğitiyordu. Eğitim masraflarını da kendi karşılıyordu. Bu elemanların sadece eğitim değil; sigortasını ödeyip, kendilerine de bir miktar ücret ödüyordu. Şu anda ise bizimle çalışarak 400 eleman için 10 milyon TL. tasarruf sağlayacaklar.” dedi.
Ülkemizde işsizliğin büyük bir sorun olduğunu söyleyen Çoşkun, mesleksizliğin ise işsizlikten de önemli bir sorun olduğunu belirtti. İşkur olarak 2009 yılında 35 bin kişiyi eğitimden geçirdiklerini kaydeden Çoşkun, bu eğitimleri Milli Eğitim Bakanlığı’na tüm okul ve eğitim kurumlarında verdiklerini, özellikle de Halk Eğitim Merkezleriyle yoğun olarak çalıştıklarını söyledi.
Çalışanların Mesleki Eğitimi
Muammer Çoşkun, sanayicileri ilgilendiren en önemli konulardan biri olan, ağır ve tehlikeli işlerde çalışan işçilerin eğitim belgesine sahip olmaları konusunda da önemli bilgili aktardı. Bunun bir yasal zorunluluk olduğunun altını çizen Çoşkun; “Bu tür elemanlar en az 32, en çok 40 saat süren eğitimlerden mutlaka geçirilmeli ve belge sahibi olmalıdırlar. Bu konuda yapmanız gereken tek şey Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir kurumla iletişime geçmenizdir. Ancak, bu programı İşkur’la yaparsanız herhangi bir ücret vermemek gibi bir avantajınız olur.” dedi. Çoşkun belgesiz olarak ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılan işçilerin tespit edilmesi durumunda şirketlerin eleman başına 570 TL. cezaya çarptırılacağı uyarısında da bulundu.
Staj Programı: Stajyerlerin maaş ve sigortası 6 ay devlet tarafından ödeniyor
İşkur’un stajyerlere yönelik programlarının da sanayicilere avantajlar sağladığını belirten Çoşkun, sanayicilere, kendilerine gelen yeni mezunlara staj teklif etmelerini de önerdi. İşkur’un stajyerlerin maaş ve sigortasını 6 ay süreyle ödediğini ve bu stajyerlerin işe alınmasını zorunlu tutmadığını da belirten Çoşkun; “Stajyerin ücretini (aylık 330 TL.) ve sigortasını biz ödüyoruz. Ancak bu uygulama için işverenin en az 10 işçi çalıştırması gerekmektedir. Ayrıca stajyerler en az lise mezunu olmalı. Bu uygulamamızda yüzde 5 gibi bir kotamız da bulunmakta. Bir işletme toplam eleman sayısının yüzde 5’i kadar stajyer için bizim bu imkanımızdan yararlanabilir.” dedi.
Zor durumda olan işletmelere yönelik olarak “Kısa Çalışma Ödeneği”
İşkur İstanbul İl Müdürü Muammer Coşkun kurumunun eğitim konusu dışındaki hizmetleri ve sağladığı avantajları da sanayicilere anlattı. Çoşkun 2009 sonu itibariyle biten ama 2010 sonuna kadar uzatılan Kısa Çalışma Ödeneği konusunda şu bilgileri verdi: “Genel ekonomik kriz veya zorlayıcı sebeplerle geçici olarak iş yerindeki işçilerin çalışma sürelerini en az üçte bir oranında azaltan veya iş yerinde faaliyetini tamamen veya kısmen durduran işverenlere müracaatları halinde destek oluyoruz. Kısa Çalışma Talebi, öncelikle sebep ve şekil yönünden değerlendirildikten sonra işverene ’işçini çıkarma ücretini 6 ay süreyle biz verelim’ diyoruz. Ücretlendirmeyi ise şöyle yapıyoruz. Kişinin brüt ücretinin yüzde 60’ını, asgari ücretin ise en fazla yüzde 120’sini ödüyoruz. Bu oranların rakamsal karşılığı ise en az 437 en çok 874 TL. oluyor.”
Çoşkun, iflas gibi durumlarda ise Ücret Garanti Fonu’nun devreye girdiğini ve bu fonun amacının da; işverenin ödeme güçlüğüne düşmesi hallerinde işçilerin iş ilişkilerinden kaynaklanan üç aylık ücretlerini garanti etmek olduğunu da belirtti.
İstihdamı Teşvik Yasası: Engelli çalışanların primlerini devlet ödüyor
Çoşkun konuşmasının son bölümünde ise “İstihdamı Teşvik Yasası” ile ilgili bilgiler verdi. 50 ve üzerinde işçi çalıştıran işletmelerin artık eski hükümlü çalıştırmak zorunda olmadığını, ancak yüzde 3 oranında engelli çalıştırma zorunluluğun devam ettiğini hatırlattı. Çoşkun; engelli çalışanların asgari ücret baz alınarak ödenecek primlerinin devlet tarafından karşılandığını, bu uygulamayla engellilerin topluma kazandırılmasını amaçladıklarını belirtti.
Gençleri ve kadınları istihdam eden firmalara teşvik
Ülkemizde kadınların yüzde 25’inin iş gücüne katılmış olduğunu kaydeden Çoşkun, kadın ve gençlerin istihdama katılma oranlarını arttırmak için uyguladıkları teşvik programını da şöyle özetledi: “Bir işletme bir önceki yıla göre, ilave olmak üzere 19 – 28 yaş arası gençleri ve yaş haddi olmaksızın kadınları istihdam ederse sigorta primleri devlet tarafından ödenir. Devlet ilk yıl primin tamamını, 2. yıl yüzde 80’nini, sonraki her sene için de yüzde 20 oranında alt miktarını 5 sene boyunca ödemektedir.”
İşkur İstanbul İl Müdürü Muammer Çoşkun, konuşmasının ardından KSİAD üyesi sanayicilerin sorularını da yanıtladı. Çoşkun, “Üç aylık bir kurs süresi nitelikli bir ara elemanın yetişmesi için yeterli midir?” şeklindeki soruya kurslarda zaman sınırlaması olmadığı yanıtını verdi. Çoşkun; “Kursların süreleri, alınan eğitimin niteliği ve ihtiyaca göre eğitimi talep eden işletmeler ile Milli Eğitim’e bağlı eğiticiler tarafından birlikte karalaştırılıyor. Kursiyerlerin kurs aldıkları alanda ne kadar eğitime ihtiyaçları varsa, o kadar eğitim veriliyor kendilerine. Gereğinden az eğitim almıyorlar kesinlikle.” dedi.
Muammer Çoşkun, yine sanayicilerin sorusu üzerine engelli vatandaşların çalıştırılması konusunda daha ayrıntılı bilgiler verdi. Engelli tanımıyla çalışma gücünün yüzde 40’ını kaybetmiş kişilerin kast edildiğini belirten Çoşkun, yasanın amacını ise şu sözlerle açıkladı: “Bu uygulamanın mantığı 50 kişi çalıştıran bir firmanın bir tane de engelli çalıştırabileceğidir. Bu yasa engellileri koruma, topluma kazandırma amaçı taşır. Ama sizler engelli çalışanım da kalifiye olsun, ondan da verim alayım diye düşünürseniz; projenizi hazırlarsınız ve biz engelli vatandaşlarımız için de eğitim veririz. “
50 kişinin üzerinde eleman çalıştıran şirketlerin engelli vatandaş istihdam etmesinin yasıl bir zorunluluk olduğunun bir kez daha altını çizen Çoşkun, aksi takdirde 1500 TL’nin üzerinde cezalarla karşılaşabileceği konusunda da KSİAD üyesi sanayicileri uyardı. Bu cezaların bir fonda biriktiğini de belirten Çoşkun, bu fonda oluşan paranın da sadece engelli vatandaşların eğitimi için harcandığını belirtti.
Konuşmasının ardından İşkur İstanbul İl Başkanı verdiği değerli bilgiler nedeniyle KSİAD’lı sanayiciler tarafından alkışlandı. KSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Özen de, Muammer Çoşkun’a tüm KSİAD’lı sanayiciler adına, aktardığı bilgilerden dolayı teşekkürlerini iletti.
ÖNEMLİ NOT: ALTTAKİ YAZILARI ARA BAŞLIKLAR OLARAK SAYFALARA SIRASIYLA SERPİŞTİREBİLİRİZ :
KSİAD Başkanı Ekrem Özen: “Ne iş olsa yaparım mantığı bitmiştir. Biz sanayiciler, ‘benim elimde sertifikam var, ben bu işi yapıyorum’ diyen kalifiye elemanlar istiyoruz.”
Küçükçekmece Kaymakamı Orhan Öztürk: “Bugün bir yandan sanayicilerimiz çalıştıracak nitelikli iş gücü bulamazken, diğer yandan insanlarımız da iş bulmakta zorlanmaktadır.”
İşkur İstanbul İl Müdürü Muammer Coşkun: “Eğer bir işletme benim falanca alanda nitelikli iş gücü elemanı ihtiyacım var. Bu alanda eğitim verilebilecek mekanım ve eğitmenim de var dediği zaman; biz o şirkete bütün imkanlarımızı sunarız. Ancak tek bir koşulumuz vardır. Şirket yetiştirilen elemanın yüzde 50’sini işe alma sözü vermelidir.”
Coşkun: “İş başvurusuna gelen yeni mezunları geri çevirmeyin. Onlara staj teklif edin. Biz stajyerlerin maaş ve sigortasını 6 ay süreyle ödüyoruz. Üstelik stajyeri staj bitiminde işe almanızı da şart koşmuyoruz.
Çoşkun: 50 ve üzerinde işçi çalıştıran işletmeler artık eski hükümlü çalıştırmak zorunda değil. Ancak yüzde 3 oranında engelli çalıştırma zorunluluğu devam etmektedir.
ÖNEMLİ NOT: GEREKTİĞİ TAKDİRDE, SAYFA SAYISI ÇOĞALTILMAK İSTENİRSE AŞAĞIDAKİ BÖLÜM BİR KUTUCUK HALİNDE BİR YERE KONABİLİR.
Türkiye İş Kurumunun görevleri
a) Ulusal istihdam politikasının oluşturulmasına ve istihdamın korunmasına, geliştirilmesine ve işsizliğin önlenmesi faaliyetlerine yardımcı olmak, işsizlik sigortası işlemlerini yürütmek.
b) İşgücü piyasası verilerini, yerel ve ulusal bazda derlemek, analiz etmek, yorumlamak ve yayınlamak, İşgücü Piyasası Bilgi Danışma Kurulunu oluşturmak ve Kurul çalışmalarını koordine etmek, işgücü arz ve talebinin belirlenmesine yönelik işgücü ihtiyaç analizlerini yapmak, yaptırmak.
c) İş ve meslek analizleri yapmak, yaptırmak; iş ve meslek danışmanlığı hizmetleri vermek, verdirmek; iş gücünün istihdam edilebilirliğini artırmaya yönelik iş gücü yetiştirme, mesleki eğitim ve işgücü uyum programları geliştirmek ve uygulamak, istihdamdaki işgücüne eğitim seminerleri düzenlemek.
d) İşçi isteme ve iş aramanın düzene bağlanmasına ilişkin çalışmalar yapmak, iş gücünün yurt içinde ve yurt dışında uygun oldukları işlere yerleştirilmelerine ve çeşitli işler için uygun iş gücü bulunmasına ve yurt dışı hizmet akitlerinin yapılmasına aracılık etmek.
e) Gerektiğinde Kurum faaliyet alanı ile ilgili ihalelere katılmak suretiyle, yurt içinde veya uluslararası düzeyde kurum ve kuruluşlara eğitim ve danışmanlık hizmeti vermek.
f) Avrupa Birliği ve uluslararası kuruluşların iş gücü, istihdam ve çalışma hayatına ilişkin olarak aldıkları kararları izlemek, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin taraf olduğu Kurumun görev alanına giren ikili ve çok taraflı anlaşma, sözleşme ve tavsiye kararlarını uygulamak.







